Cildiniz, nefes almak için oksijene ihtiyaç duyar. Şehir hayatının kirliliği, stres, yetersiz uyku ve çevresel faktörler, cildinizin oksijen seviyesini düşürür. O2toDerm, bu temel ihtiyacı karşılayan, bilimsel temelli bir oksijen terapi sistemidir.

Doğada şelalelerde, ormanlarda ve deniz kenarında hissettiğiniz o temiz hava etkisini, cildinize direkt olarak sunuyoruz. O2toDerm teknolojisi, yüzde 92 saflıkta oksijen üretir ve bunu anyonlar—negatif yüklü oksijen molekülleri—ile zenginleştirir. Bu “havadan vitaminler”, doğal ortamdan 3000 kat daha yoğun bir şekilde cildinize ulaşır.

Uygulama sırasında cildiniz yoğun oksijen ile çevrelenir. Bu oksijen, hem cilt yüzeyinden emilir hem de solunum yoluyla alınarak kan dolaşımı aracılığıyla cilt hücrelerine taşınır.

Sonuç?

Hücreleriniz yeniden enerjilenir, serbest radikallerle mücadele güçlenir, kolajen üretimi desteklenir ve cildiniz içten dışa doğru yenilenir.

O2toDerm sadece bir cilt bakımı değil, holistik bir yaklaşımdır. Yedi aşamalı protokolü—derin temizlik, oksijen infüzyonu, özel serumlar, sıkılaştırıcı maske ve LED ışık terapisi—tek bir seansta cildinizin tüm ihtiyaçlarını karşılar. Her aşama bir sonrakini güçlendirir ve sinerjistik bir etki yaratır.

Tedavi sonrası cildiniz sanki içten aydınlanmış gibi parlar. Mat, yorgun görünüm yerini canlılığa bırakır. En değerlisi, bu değişimi hiçbir acı, tahriş veya iyileşme süreci olmadan deneyimlersiniz. İşlem sonrası hemen sosyal yaşamınıza dönebilir, önemli anlarınızı cildinizin en iyi haliyle karşılayabilirsiniz.

Her yaştan, her cilt tipinden insan için uygun olan O2toDerm, cildinize verdiğiniz en doğal ve en güçlü hediyedir: saf oksijen ve yenilenme fırsatı.

O2toDerm Nedir?

O2toDerm, cilt bakımında yenilikçi bir yaklaşım sunan, anyonik oksijen teknolojisi temelli bir terapi sistemidir. Bu sistem, cildin en temel ihtiyaçlarından biri olan oksijeni, en saf ve etkili şekilde cilt hücrelerine ulaştırarak cildin doğal yenilenme ve onarım süreçlerini destekler.

Modern yaşamın getirdiği stres, hava kirliliği, UV ışınları, yetersiz uyku ve dengesiz beslenme gibi faktörler cildin oksijen seviyesini düşürür. Oksijen eksikliği, cilt hücrelerinin enerji üretimini ve yenilenme kapasitesini olumsuz etkiler. Bu durum, cildin erken yaşlanmasına, cansız görünmesine, ton eşitsizliğine ve çeşitli cilt problemlerine yol açabilir. O2toDerm teknolojisi, bu sorunu köklü bir şekilde ele alır.

Sistemin çalışma prensibi, yüzde 92’ye kadar saf oksijen üretimine dayanır. Bu oksijen, özel bir cihaz aracılığıyla cilde hem topikal olarak hem de solunum yoluyla iletilir. Cihaz, cildin üzerine yerleştirilen özel bir başlık içerir ve bu başlık sayesinde yüz tamamen oksijen ile çevrelenir. Bu süreç sırasında hasta rahat bir pozisyonda dinlenirken, cildi yoğun oksijen terapisi alır.

O2toDerm’in en ayırt edici özelliği anyonik oksijen (negatif iyon) üretimidir. Anyonlar, doğada şelaleler, ormanlar ve deniz kenarı gibi temiz hava ortamlarında doğal olarak bulunan negatif yüklü oksijen molekülleridir. Bu moleküller, “havadan vitamin” olarak da adlandırılır ve insan sağlığı üzerinde birçok olumlu etkiye sahiptir. O2toDerm cihazı, bu anyonları doğal ortamlardan 3000 kat daha fazla üretme kapasitesine sahiptir.

Anyonlar, cildin en büyük düşmanı olan serbest radikallerle mücadelede kritik rol oynar. Serbest radikaller, ciltte oksidatif strese neden olan kararsız moleküllerdir ve kolajen-elastin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandırırlar. Anyonlar, bu serbest radikallere elektron vererek onları nötralize eder ve zararsız hale getirir. Bu antioksidan etki, cildin gençliğini korumada ve yaşlanma sürecini yavaşlatmada temel öneme sahiptir.

O2toDerm tedavisi çok aşamalı bir protokol içerir. İlk aşamada cildin derinlemesine temizliği yapılır. Gözeneklerdeki kir, sebum ve toksinler özel köpük formüllerle temizlenir. İkinci aşamada, oksijen bombası uygulaması ile cilde yoğun oksijen verilirken aynı anda anyonlar iletilir. Üçüncü aşamada, cildin ihtiyaçlarına göre özel olarak hazırlanan serumlar basınçla cilde emdirilir. Dördüncü aşamada, sıkılaştırıcı maske uygulanır ve son aşamada LED ışık terapisi ile tedavi tamamlanır.

LED ışık terapisi, farklı dalga boylarındaki ışıkların cildin farklı katmanlarına penetrasyonu ve spesifik cilt problemlerine etki etmesi prensibine dayanır. Kırmızı ışık kollajen üretimini stimüle eder ve anti-aging etki gösterir. Mavi ışık akneye neden olan bakterileri öldürür ve akne tedavisinde kullanılır. Yeşil ışık pigmentasyonu azaltır ve cildin tonunu eşitler. Sarı ışık ise kan dolaşımını iyileştirir ve cildin ışıltısını artırır.

Bu çok yönlü yaklaşım, O2toDerm’i diğer cilt bakım uygulamalarından ayırır. Tek bir seansta hem temizlik, hem beslenme, hem antioksidan koruma, hem sıkılaştırma hem de ışık terapisi sunulur. Bu sinerjistik etki, cildin her yönden desteklenmesini sağlar.

O2toDerm Ne İşe Yarar?

O2toDerm oksijen terapi sistemi, cildin çok yönlü ihtiyaçlarına yanıt veren kapsamlı bir bakım sunar. Her bir fayda, bilimsel prensiplere dayanır ve cildin doğal fizyolojisini destekler.

Cildin Oksijenlenmesi ve Hücresel Enerji Artışı

Oksijen, hücrelerin enerji üretimi için vazgeçilmez bir elementtir. Cilt hücreleri, mitokondri denilen enerji fabrikalarında oksijeni kullanarak ATP (adenozin trifosfat) üretir. ATP, hücrelerin tüm metabolik aktiviteleri için gerekli enerji kaynağıdır. Yaşlanma, stres ve çevresel faktörler cildin oksijen seviyesini düşürdüğünde, hücreler yeterli enerji üretemez ve fonksiyonları bozulur. O2toDerm, %92 saflıkta oksijen sağlayarak hücresel enerji üretimini maksimize eder. Daha fazla enerjiye sahip hücreler daha iyi çalışır, daha hızlı yenilenir ve daha sağlıklı görünür.

Serbest Radikal Hasarının Nötralizasyonu

Cilt yaşlanmasının birincil nedeni, serbest radikal hasarıdır. UV ışınları, kirlilik, sigara dumanı ve stres, ciltte Reaktif Oksijen Türleri (ROS) adı verilen zararlı serbest radikallerin oluşumuna neden olur. Bu moleküller, cildin DNA’sına, proteinlerine ve lipitlerine zarar verir. Kolajen ve elastin lifleri parçalanır, cilt bariyeri zayıflar ve yaşlanma hızlanır. O2toDerm’in ürettiği anyonlar, güçlü bir antioksidan kalkan oluşturur. Negatif iyonlar, serbest radikallere elektron vererek onları stabilize eder ve zararsız hale getirir. Bu etki, vitamin C ve E gibi antioksidanların etkisini tamamlar ve cildi oksidatif stresten korur.

Kolajen ve Elastin Üretiminin Stimülasyonu

Kolajen, cildin yapı taşıdır ve sağlamlık sağlar. Elastin ise cildin esnekliğinden sorumludur. 25 yaşından sonra, yıllık olarak yaklaşık %1 oranında kolajen kaybı yaşanır. Bu kayıp, kırışıklıklar, sarkma ve cilt inceliği ile sonuçlanır. Oksijen, fibroblast adı verilen kolajen üreten hücrelerin aktivitesini artırır. Yeterli oksijen varlığında, fibroblastlar daha fazla kolajen ve elastin sentezler. LED ışık terapisinin kırmızı dalga boyu da fibroblast aktivitesini stimüle eder. Bu kombine etki, cildin doğal destek yapısını güçlendirir, sıkılığı artırır ve genç görünümü korur.

Cildin pH Dengesinin Düzenlenmesi

Sağlıklı cildin pH değeri hafif asidiktir, yaklaşık 4.5-5.5 arasındadır. Bu asidik manto, cilt bariyerini korur, zararlı bakterilerin çoğalmasını engeller ve cildin nem dengesini sürdürür. Sabunlar, temizleyiciler, çevresel faktörler ve yaşlanma cildin pH dengesini bozabilir. pH dengesi bozulan cilt, hassaslaşır, kurur ve çeşitli problemlere açık hale gelir. O2toDerm uygulaması, cildin doğal pH dengesini restore etmeye yardımcı olur. Kullanılan özel serumlar ve anyonik oksijen, cildin asidik mantoyu yeniden oluşturmasını destekler.

Kan Dolaşımının İyileştirilmesi

İyi bir kan dolaşımı, cildin sağlığı için kritiktir. Kan, hücrelere besin ve oksijen taşır, aynı zamanda toksinleri ve metabolik atıkları uzaklaştırır. Yaşlanma, hareketsiz yaşam tarzı ve soğuk hava gibi faktörler cilt kan dolaşımını yavaşlatır. Zayıf dolaşım, cildin solgun, mat ve yorgun görünmesine neden olur. O2toDerm’in sağladığı yoğun oksijen, ciltteki küçük kan damarlarının (kapillerlerin) genişlemesine yol açar. Bu vazodilatasyon etkisi, kan akışını artırır ve cildin daha iyi beslenmesini sağlar. LED terapisinin sarı ışığı da dolaşımı stimüle eder. Gelişmiş dolaşım, cildin anında canlanmasını ve ışıldamasını sağlar.

Detoksifikasyon ve Toksin Eliminasyonu

Çevre kirliliği, kozmetik ürünler, beslenme ve metabolik süreçler ciltte toksin birikimine neden olabilir. Toksinler, gözeneklerde birikir, cildin fonksiyonlarını bozar ve inflamasyona yol açar. O2toDerm’in temizlik aşaması, cildin yüzeyindeki ve gözeneklerdeki toksinleri etkili bir şekilde uzaklaştırır. Ayrıca, artan kan dolaşımı ve lenf akışı, cildin derin tabakalarındaki toksinlerin eliminasyonunu hızlandırır. Anyonlar da hava kalitesini artırıcı etkileriyle toksinlerin nötralizasyonuna katkıda bulunur.

Cilt Bariyerinin Güçlendirilmesi

Cilt bariyeri, vücudun dış dünya ile olan ilk savunma hattıdır. Stratum corneum adı verilen en dış tabaka, su kaybını önler ve zararlı maddelerin içeri girmesini engeller. Zayıf bir bariyer, cildin hassaslaşmasına, kuru ve reaktif olmasına yol açar. O2toDerm tedavisi sırasında uygulanan özel serumlar, bariyer fonksiyonunu destekleyen lipidler, ceramidler ve nem bağlayıcı faktörler içerir. Oksijen de keratinositlerin (cilt hücrelerinin) sağlıklı bir şekilde olgunlaşmasını ve düzenli bir bariyer oluşturmasını destekler.

Akne ve Sebum Kontrolü

Akneye neden olan Propionibacterium acnes bakterisi, oksijensiz ortamda çoğalır. Tıkalı gözenekler ve yağlı cilt, bu bakteriler için ideal bir ortam yaratır. O2toDerm’in sağladığı yoğun oksijen, anaerobik (oksijensiz ortamda yaşayan) bu bakterilerin çoğalmasını engeller. Ayrıca, LED terapisinin mavi ışığı bakterileri doğrudan öldürür. Temizlik aşaması gözenekleri açar ve sebum birikimini azaltır. Düzenli uygulamalar, sebum üretiminin dengelenmesine ve akne oluşumunun azalmasına yardımcı olabilir.

Cildin Nem Dengesinin Optimizasyonu

Nem, cilt sağlığının temel taşlarından biridir. Dehidrate cilt, gergin hissedilir, ince çizgiler belirginleşir ve cilt matlaşır. O2toDerm tedavisinde kullanılan hyalüronik asit, gliserin ve diğer nem bağlayıcı moleküller, cildin nem tutma kapasitesini artırır. Oksijen de cilt hücrelerinin doğal nem faktörleri (NMF) üretimini destekler. Tedavi sonrası cilt dolgun, pürüzsüz ve nemli hissedilir. Bu etki sadece yüzeysel değildir; cildin derin tabakalarındaki hidrasyon da iyileşir.

Anti-İnflamatuar Etki

Kronik düşük seviyeli inflamasyon, cildin yaşlanmasını hızlandırır ve birçok cilt problemine katkıda bulunur. Güneş hasarı, kirlilik ve stres inflamasyonu tetikler. O2toDerm’in anyonik oksijeni, güçlü anti-inflamatuar özellikler gösterir. İnflamatuar sitokinlerin (inflamasyonu artıran moleküllerin) üretimini azaltır ve cildin sakinleşmesine yardımcı olur. Bu etki, rosacea, hassas cilt ve post-lazer inflamasyonun yönetiminde özellikle faydalıdır.

O2toDerm Uygulamasına Hangi Durumlarda Başvurulur?

O2toDerm oksijen terapi sistemi, geniş bir yelpazede cilt ihtiyaçlarına yanıt verebilir. Her durum, cildin farklı bir yönünün desteklenmesini gerektirir.

Yorgun, Cansız ve Mat Cilt

Modern yaşamın temposu, yetersiz uyku, stres ve dengesiz beslenme cildin enerji seviyesini düşürür. Cilt solgun, gri ve cansız görünür. Doğal ışıltısı kaybolur ve makyaj bile cildi canlandıramaz. Bu durum, özellikle yoğun iş temposu olan, sık seyahat eden veya uykusuz kalan kişilerde belirgindir. O2toDerm, cildi anında canlandırır ve enerji verir. Yoğun oksijen infüzyonu, hücresel metabolizmayı hızlandırır ve cildin doğal parlaklığını geri kazandırır. Tedavi sonrası cilt sanki içten aydınlanmış gibi görünür.

Erken Yaşlanma Belirtileri

25 yaşından sonra cildin doğal yenilenme hızı yavaşlar. İlk ince çizgiler göz çevresinde, alında ve ağız kenarlarında belirmeye başlar. Cildin tekstürü düzensizleşir, gözenekler büyür ve sıkılık azalır. Bu erken belirtilere müdahale, daha ciddi yaşlanma problemlerini önleyebilir. O2toDerm, preventif anti-aging stratejisinin mükemmel bir bileşenidir. Kolajen üretimini stimüle eder, serbest radikal hasarını azaltır ve cildin gençlik özelliklerini korur.

Cilt Lekeleri ve Ton Eşitsizliği

Güneş lekeleri (solar lentigines), melazma, post-inflamatuar hiperpigmentasyon ve genel ton eşitsizlikleri cildin homojen görünmesini engeller. Melanin pigmentinin düzensiz dağılımı, cildin yaşlı ve bakımsız görünmesine neden olur. O2toDerm tedavisinde kullanılan aydınlatıcı serumlar, melanin sentezini düzenler. Anyonların antioksidan etkisi, melanositlerin (pigment üreten hücrelerin) aşırı aktivitesini azaltır. Düzenli seanslarla lekelerin yoğunluğu azalır ve cilt tonu daha eşit hale gelir.

Akne ve Akne Sonrası İzler

Aktif akne döneminde O2toDerm, akneye neden olan bakterilerin kontrolüne yardımcı olur. Oksijence zengin ortam bakterilerin çoğalmasını engeller. Mavi LED ışık bakterisidal (bakteri öldürücü) etki gösterir. Temizlik aşaması gözenekleri derinlemesine arındırır. Akne izlerinde ise, cildin yenilenme sürecini hızlandırır, pigmentasyonu azaltır ve skar dokusunun iyileşmesini destekler.

Genişlemiş Gözenekler

Yağlı ciltlerde, T bölgesinde ve yaşla birlikte gözenekler genişler ve belirgin hale gelir. Bu durum cildin pütürlü ve kaba görünmesine neden olur. O2toDerm’in temizlik etkisi gözeneklerdeki birikintileri temizler. Cildin sıkılaşması ve kollajen artışı, gözeneklerin daha küçük görünmesini sağlar. Düzenli tedavi ile gözenek boyutunda kalıcı iyileşme gözlenebilir.

Hassas ve Reaktif Cilt

Bazı ciltler çok hassastır ve birçok ürüne veya uygulamaya reaksiyon gösterir. Kızarıklık, yanma, kaşıntı ve tahriş sık yaşanan problemlerdir. O2toDerm’in nazik ve non-invaziv doğası, hassas ciltler için idealdir. Anti-inflamatuar etki cildi sakinleştirir. Bariyer güçlendirici serumlar, cildin toleransını artırır. Oksijen ve anyonlar cildin doğal savunma mekanizmalarını destekler.

Rosacea ve Vasküler Problemler

Rosacea, kronik bir inflamatuar cilt hastalığıdır ve kızarıklık, yanma hissi, görünür damarlar ve papülopüstüller ile karakterizedir. O2toDerm’in anti-inflamatuar özellikleri rosacea yönetiminde destek sağlayabilir. Cildi sakinleştirir, kızarıklığı azaltır ve bariyer fonksiyonunu güçlendirir. Ancak aktif alevlenme döneminde dikkatli olunmalı ve doktor önerisi alınmalıdır.

Güneş Hasarı ve Fotoyaşlanma

Uzun yıllar güneşe maruz kalan cilt, erken yaşlanma belirtileri gösterir. Solar elastozis (güneşin elastin liflerine verdiği zarar), kalın ve sert doku, kırışıklıklar, lekeler ve telanjektaziler (küçük damar genişlemeleri) görülür. O2toDerm’in antioksidan etkisi, güneş hasarının onarımını destekler. Hasarlı hücrelerin yenilenmesini hızlandırır ve cildin tekstürünü iyileştirir.

Sigara İçen Kişilerde Cilt Bakımı

Sigara, cildin en büyük düşmanlarından biridir. Nikotin damarları daraltır, kan dolaşımını azaltır ve cildin oksijen seviyesini düşürür. Sigara dumanındaki toksinler serbest radikal oluşumunu artırır. Sigara içen kişilerde cilt erken yaşlanır, solgun görünür ve iyileşme kapasitesi azalır. O2toDerm, sigaranın neden olduğu oksijen eksikliğini telafi eder. Antioksidan koruma sağlar ve cildin detoksifikasyonunu destekler. Elbette en iyi strateji sigarayı bırakmaktır, ancak O2toDerm mevcut hasarın minimize edilmesine yardımcı olabilir.

Stresli Dönemler ve Şehir Hayatı

Şehir hayatının kirliliği, stres, yetersiz egzersiz ve kötü uyku cildi olumsuz etkiler. Çevresel toksinler cilt yüzeyinde birikerek gözenekleri tıkar ve serbest radikal hasarını artırır. O2toDerm, şehir hayatının etkilerini nötralize etmeye yardımcı olur. Detoksifiye eder, oksijenler ve cildi yeniden canlandırır.

Mevsim Geçişleri

Kıştan ilkbahara veya yazdan sonbahara geçişlerde cilt adaptasyon süreci yaşar. Mevsim değişimleri cildi hassaslaştırabilir, kurutabilir veya yağlanmaya neden olabilir. O2toDerm, bu geçiş dönemlerinde cildin dengelenmesine yardımcı olur. Cildi yeni mevsimin gereksinimlerine hazırlar.

O2toDerm için Kimler Uygun Birer Adaydır?

O2toDerm oksijen terapi sistemi, geniş bir kitle için güvenli ve etkili bir seçenektir. Farklı yaş grupları, cilt tipleri ve ihtiyaçları olan kişiler bu tedaviden faydalanabilir.

18-25 yaş arası genç yetişkinlerde O2toDerm, önleyici bakım, akne kontrolü ve cildin genel sağlığının korunması için mükemmeldir. Bu yaş grubunda cilt hala canlı ve elastik olmakla birlikte, erken müdahale gelecekteki yaşlanma belirtilerini önemli ölçüde azaltabilir. Akne, gözenek problemleri ve düzensiz ton gibi genç ciltlerin yaygın sorunlarında etkili sonuçlar alınır. Aylık idame seansları, cildin optimal durumunu korur.

25-35 yaş arasında cildin doğal onarım mekanizmaları yavaşlamaya başlar ve ilk yaşlanma belirtileri ortaya çıkar. Bu kritik dönemde O2toDerm hem önleyici hem de düzeltici rol oynar. İnce çizgilerin derinleşmesi önlenir, kolajen üretimi desteklenir ve cildin ışıltısı korunur. Stresli iş hayatı, yetersiz uyku ve çevresel faktörlerin olumsuz etkileri minimize edilir. Bu yaş grubunda iki haftada bir seanslarla başlanıp ayda bir idameye geçilebilir.

35-50 yaş arası kişilerde yaşlanma belirtileri daha belirgindir. Kırışıklıklar, sarkma, lekeler ve cilt kaybı görülür. O2toDerm bu yaş grubunda diğer estetik uygulamalarla kombine edilerek maksimum fayda sağlar. Cildin genel kalitesini artırır, tekstürü iyileştirir ve gençlik özelliklerini destekler. Haftada bir yoğun kür sonrası ayda bir veya iki haftada bir idame seansları önerilir.

50 yaş ve üzeri kişilerde cilt daha ince, kırılgan ve kuru olma eğilimindedir. Hormonal değişikler (menopoz) cildi ek olarak etkiler. O2toDerm’in nazik doğası bu yaş grubu için idealdir. Cildi nemlendirir, besler, destekler ve yaşlanma sürecini yavaşlatmaya yardımcı olur. Düzenli seanslarla cilt sağlığı korunabilir ve yaşam kalitesi artırılabilir.

Normal cilt tipine sahip kişiler, cildin optimal durumunu korumak için O2toDerm’i güvenle kullanabilir. Dengeli protokollerle tüm cilt ihtiyaçları karşılanır ve cilt sağlığı en üst düzeyde tutulur.

Kuru cilt tipi O2toDerm için ideal bir adaydır. Yoğun nemlendirme ve bariyer güçlendirici etkiler, kuruluğu azaltır. Hyalüronik asit ve ceramid içerikli protokoller tercih edilir. Cilt dolgunluk kazanır ve rahatlık hissi artar.

Yağlı cilt tipinde gözenek temizliği ve sebum kontrolü ön plandadır. O2toDerm’in derin temizlik etkisi, fazla sebumu uzaklaştırır ve gözenekleri açık tutar. Anyonların negatif yükü, pozitif yüklü toksinleri çeker ve cildi arındırır. Sebum üretimi dengelenir ve cilt mat görünüm kazanır.

Karma cilt tipinde T bölgesi (alın, burun, çene) yağlı, yanak bölgeleri ise normal veya kuru olabilir. O2toDerm protokolleri bölgesel olarak özelleştirilebilir. Farklı bölgelere farklı serumlar uygulanarak her alanın ihtiyacı karşılanır.

Hassas cilt tipi özel dikkat gerektirir. O2toDerm’in non-invaziv ve nazik doğası hassas ciltler için mükemmeldir. Tahriş edici kimyasallar kullanılmaz, basınç ayarları minimize edilir ve sakinleştirici formülasyonlar tercih edilir. Anti-inflamatuar serumlar, cildin toleransını artırır.

İğne fobisi olan kişiler için O2toDerm mükemmel bir alternatiftir. Mezoterapi, PRP veya diğer enjeksiyon bazlı tedavileri tolere edemeyenler, O2toDerm ile benzer anti-aging faydalar elde edebilir.

Yoğun iş temposu olan profesyoneller, O2toDerm’in sıfır downtime özelliğinden büyük fayda görür. Öğle arası bile uygulanabilir ve hemen normal aktivitelere dönülebilir.

Sık seyahat eden kişilerde jet lag, uçak kabinindeki kuru hava ve farklı iklimler cildi yorar. O2toDerm, seyahat öncesi veya sonrası cildi canlandırır ve dengeye getirir.

Sporcular ve aktif yaşam tarzı olanlar, yoğun ter ve çevresel maruziyetten dolayı cildin ekstra bakıma ihtiyacı olabilir. O2toDerm cildi detoksifiye eder ve yeniler.

Erkek hastalar son yıllarda cilt bakımına artan ilgi göstermektedir. O2toDerm, tıraş sonrası tahrişleri azaltır, yağlı cildi dengeler ve erkek cildinin ihtiyaçlarına yanıt verir. Erkek ciltinin genellikle daha kalın ve yağlı olması nedeniyle protokoller buna göre ayarlanır.

O2toDerm Kimlere Uygulanmaz?

 Her tıbbi ve estetik uygulama gibi, O2toDerm’in de belirli kontrendikasyonları vardır. Bu durumlar, hasta güvenliğini ve tedavi etkinliğini garanti altına almak için mutlaka değerlendirilmelidir.

Gebelik döneminde hormonal değişiklikler ve fetal gelişim göz önüne alındığında, O2toDerm uygulaması önerilmez. Kullanılacak serum içeriklerinin ve yoğun oksijen maruziyetinin gebelik üzerindeki etkileri yeterince araştırılmamıştır. Güvenlik prensibi gereği bu dönemde beklenmelidir. Emzirme döneminde de benzer endişeler mevcuttur. Kullanılan aktif içeriklerin anne sütüne geçip geçmediği net olmadığından, emzirme tamamlanana kadar uygulamadan kaçınılması önerilir.

Aktif enfeksiyonlar (bakteriyel, viral veya fungal) varlığında tedavi ertelenmelidir. Herpes simpleks (uçuk), impetigo, folikülit veya mantar enfeksiyonları varsa, önce tedavi edilmeli, tam iyileşme sağlandıktan sonra O2toDerm uygulanmalıdır. Uygulama enfeksiyonun yayılma riskini artırabilir.

Uygulama bölgesinde açık yara, kesik, yanık veya ciddi cilt hasarı varsa iyileşme beklenmelidir.

O2toDerm’in oksijen akışı ve serum uygulaması, iyileşmemiş yaralarda irritasyona neden olabilir.

Kontrolsüz diyabet hastalarında yara iyileşmesi bozuktur ve enfeksiyon riski artmıştır. Diyabet iyi kontrol altında olmayan hastalarda dikkatli olunmalı veya uygulamadan kaçınılmalıdır.

Aktif kanser tedavisi gören hastalar (kemoterapi, radyoterapi) için tedavi tamamlanana ve doktor onayı alınana kadar beklenmeli. Kanser hücreleri yüksek oksijen seviyelerinden etkilenebileceği için dikkatli yaklaşılmalıdır.

Şiddetli kistik akne vakalarında önce medikal tedavi ile akne kontrol altına alınmalıdır. Çok aktif ve inflamasyonlu akne döneminde O2toDerm, irritasyona neden olabilir. Ancak hafif-orta şiddette akne için uygulanabilir.

Aktif rosacea alevlenmesi sırasında dikkatli olunmalıdır. Bazı rosacea hastaları yoğun oksijen uygulamasına kızarıklıkla yanıt verebilir. Ancak stabil rosacea vakalarında düşük ayarlarla ve anti-inflamatuar protokollerle uygulanabilir.

Epilepsi hastalarında LED ışık terapisi sırasında dikkatli olunmalıdır. Yanıp sönen ışıklar teorik olarak nöbet tetikleyebilir. Epilepsi öyküsü olan hastalar mutlaka bilgilendirmelidir ve gerekirse LED aşaması atlanabilir.

Otoimmün hastalığı olan kişiler (lupus, skleroderma, psoriasis gibi) hastalığın stabil olduğu dönemlerde uygulama yaptırabilir. Aktif alevlenme dönemlerinde tedavi ertelenmeli.

Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarında genellikle sorun olmaz ancak kontrolsüz yüksek tansiyonda dikkatli olunmalıdır. Tedavi öncesi kan basıncı ölçülür.

Fotosensitivite (ışığa aşırı duyarlılık) durumları veya fotosensitif ilaç kullanımında LED terapi aşaması dikkatle değerlendirilmeli veya atlanmalıdır.

Son 3 ay içinde oral isotretinoin (Roaccutane) kullanımı varsa cilt hassas olabilir. Genellikle ilacın kesilmesinden 3 ay sonra uygulama önerilir.

Son 2 hafta içinde agresif lazer, derin peeling veya diğer invaziv işlemler yapılmışsa cilt iyileşene kadar beklenmelidir. O2toDerm post-prosedür bakım için mükemmeldir ancak çok erken uygulanmamalıdır.

O2toDerm Hazırlık Süreci Nasıldır?

O2toDerm uygulaması minimal hazırlık gerektiren, konforlu bir tedavidir. Ancak bazı ön hazırlıklar ve bilgilendirmeler tedavinin etkinliğini artırır ve optimal sonuçlar elde edilmesini sağlar.

Cilt analizi yapılır. Cilt tipi (kuru, yağlı, karma, hassas), mevcut problemler (akne, leke, kırışıklık, gözenek), cilt tonu ve tekstürü değerlendirilir. Bazen Wood lambası veya dijital cilt analiz cihazları kullanılarak daha detaylı inceleme yapılabilir.

Beklentiler konuşulur. Hastanın tedaviden ne beklediği anlaşılır ve gerçekçi hedefler belirlenir. O2toDerm’in neler yapabileceği, ne kadar seans gerektiği, sonuçların ne zaman görüleceği ve ne kadar süre korunacağı açıklanır.

Yaşam tarzı değerlendirilir. Sigara kullanımı, alkol tüketimi, güneş maruziyeti, beslenme alışkanlıkları, su tüketimi, uyku düzeni ve stres seviyesi sorgulanır. Bu faktörler tedavi sonuçlarını etkiler.


Tedavi Öncesi 24-48 Saat

Cildi tahriş edici işlemlerden uzak durun. Sert scrub, peelingmaske, ağda, epilasyon, tıraş sonrası alkollü losyonlar kullanmayın.

Alkol bazlı ürünlerden kaçının. Tonerler, aftershave ve parfümlü ürünler cildi kurutabilir ve hassaslaştırabilir.

Yoğun fiziksel aktivitelerden kaçının. Aşırı ter ve sürtünme cildi tahriş edebilir.

İyi uyuyun ve su için. Dinlenmiş cilt daha iyi yanıt verir. Bol su tüketimi cildin hidrasyonunu destekler.

Cildinize hiçbir ürün sürmeyin. Makyaj, krem, serum, güneş koruyucu veya herhangi bir ürün uygulanmadan gelin. Klinikte profesyonel temizlik yapılacaktır.

Rahat giyin. Tedavi sırasında yarı yatar pozisyonda olacaksınız, bu yüzden rahat kıyafetler tercih edin.

Saçınızı toplayın. Eğer uzun saçınız varsa, yüzden uzak tutmak için toplayın.

Erkekler tıraş olabilir. Eğer tıraş olacaksanız, tedaviden en az 2 saat önce yapın ki cilt sakinleşsin.

Son dakika değişikliklerini bildirin. Sağlık durumunuzda, ilaç kullanımında veya cilt durumunda son günlerde oluşan değişiklikleri mutlaka belirtin.

Tedavi Protokolü Aşamaları

  • Aşama – Derin Temizlik: İlk olarak cilt nazik bir temizleyici ile temizlenir. Makyaj, sebum, kir ve ölü hücreler uzaklaştırılır. Bu aşama 5-10 dakika sürer.
  • Aşama – Oksijen Bombası: Özel köpük formülasyonu cilde uygulanır. Bu köpük, gözenekleri derinlemesine temizler, toksinleri çıkarır ve cildi oksijen alımına hazırlar. Zengin ve yoğun köpük, pürüzsüz ve nemli bir his verir. 5-10 dakika sürer.
  • Aşama – Anyon + Oksijen Terapisi: Bu en önemli aşamadır. Yüze özel başlık yerleştirilir. Cihaz aktive edildiğinde, yüzde 92 saflıkta oksijen ve yoğun anyonlar cilde yönlendirilir. Bu aşamada hasta rahat bir şekilde uzanır ve derin nefes alır. Oksijen sadece cilt yüzeyine değil, solunum yoluyla da alınır. 15-20 dakika sürer. Bu aşama çok rahatlatıcıdır ve birçok hasta hafif uyuklayabilir.
  • Aşama – Serum İnfüzyonu: Cildin ihtiyaçlarına göre özel olarak hazırlanan serumlar (hyalüronik asit, vitaminler, peptidler, aydınlatıcılar) basınçlı olarak cilde uygulanır. Bu serumlar, oksijence zenginleşmiş cilt tarafından daha iyi emilir. 5-10 dakika sürer.
  • ama – Sıkılaştırıcı Maske: Cilde özel bir sıkılaştırıcı maske uygulanır. Bu maske yüzde lifting etkisi yaratır ve gözenekleri daraltır. 10-15 dakika cilde bırakılır.
  • ama – LED Işık Terapisi: Maske ciltteyken, cildin ihtiyacına göre seçilen renkte LED ışık terapisi uygulanır. Kırmızı (anti-aging), mavi (akne), yeşil (pigmentasyon) veya sarı (dolaşım) ışık 10-15 dakika boyunca uygulanır.
  • Aşama – Final Bakım: Maske temizlenir, cilde nemlendirici ve güneş koruyucu uygulanır. Gerekirse hafif makyaj yapılabilir.

Toplam süre: 60-75 dakika

İşlem sırasında herhangi bir ağrı, rahatsızlık veya sıkıntı hissedilmez. Çoğu hasta işlemi rahatlatıcı, hatta meditatif bulur. 

O2toDerm Hangi Uygulamalarla Kombine Olarak Yapılabilir?

O2toDerm’in en büyük avantajlarından biri, diğer estetik uygulamalarla mükemmel bir şekilde kombine edilebilmesidir. Bu kombinasyonlar, sinerjistik etkiler yaratarak sonuçların optimizasyonunu sağlar.

Mezoterapi ile Kombinasyon

Mezoterapi, mikroenjeksiyonlarla cildin orta tabakasına vitamin, mineral, amino asit ve hiyalüronik asit karışımlarının verilmesidir. O2toDerm ile mezoterapi mükemmel bir kombinasyon oluşturur. Genellikle değişimli olarak uygulanır; bir hafta mezoterapi, bir hafta O2toDerm şeklinde. Bu yaklaşım, cildin hem iğneli hem de iğnesiz yöntemlerden fayda görmesini sağlar. Mezoterapi derin penetrasyon sağlarken, O2toDerm yüzey bakımı ve antioksidan koruma sunar. Alternatif olarak, önce mezoterapi ardından 3-5 gün sonra O2toDerm ile cildin sakinleştirilmesi ve beslenmesi de etkili bir protokoldür.

PRP (Platelet Rich Plasma) Tedavisi ile Birlikte

PRP, hastanın kendi kanından elde edilen trombosit zengin plazmanın cilde enjekte edilmesidir. PRP uygulaması sonrası cilt hassas ve kırmızıdır. 1-2 gün sonra O2toDerm uygulanması, iyileşme sürecini hızlandırır. O2toDerm’in anti-inflamatuar etkisi kızarıklığı azaltır, oksijen hücresel yenilenmeyi destekler ve serumlar cildin nemlendirilmesini sağlar. Bu kombinasyon özellikle yaşlanma karşıtı protokollerde çok etkilidir.

Mikroneedling (Dermaroller/Dermapen) ile Kombinasyon

Mikroneedling, ciltte kontrollü mikro yaralanmalar oluşturarak kolajen üretimini stimüle eder. İşlem sonrası cilt hassas ve kırmızıdır. Mikroneedling’den 7-14 gün sonra O2toDerm uygulanması, cildin onarımını destekler. Alternatif olarak, O2toDerm ile cilt hazırlandıktan sonra 1 hafta içinde mikroneedling yapılması da etkili bir yaklaşımdır. İkisinin kombineasyonu, cilt tekstürü, skar tedavisi ve anti-aging’de mükemmel sonuçlar verir.

Kimyasal Peeling ile Birlikte

Kimyasal peelingler cildin üst tabakalarının kontrollü soyulmasını sağlar. Yüzeysel peelingler sonrası 3-5 gün beklenip O2toDerm uygulanabilir. Orta derinlikteki peelingler için 2-3 hafta beklenmeli. O2toDerm, peeling sonrası cildin hızla iyileşmesini, kızarıklığın azalmasını ve sonuçların optimize edilmesini sağlar. Alternatif yaklaşım olarak, önce O2toDerm ile cilt beslenir ve güçlendirilir, ardından 1 hafta sonra hafif bir peeling uygulanabilir.

Lazer Tedavileri ile Kombinasyon

Fraksiyonel CO2 lazer, Erbium lazer, IPL, lazer resurfacing gibi lazer uygulamaları sonrası cilt bakıma ihtiyaç duyar. Lazer işleminden 1-2 hafta sonra O2toDerm uygulanması, post-lazer bakımın altın standardıdır. Oksijen yaralanmış cildin onarımını hızlandırır, anyonlar inflamasyonu azaltır, serumlar cildi nemlendirir ve besler. Bu kombinasyon, lazer sonrası eritem süresini kısaltabilir, hiperpigmentasyon riskini azaltabilir ve sonuçları iyileştirebilir. Bazı klinisyenler lazer işleminden 24-48 saat önce de O2toDerm uygular; bu şekilde cilt işleme daha iyi hazırlanır.

Radyofrekans (RF) ve Ultrason (HIFU) Tedavileri ile

RF ve HIFU, cilt sıkılaştırma amaçlı kullanılan ısı bazlı teknolojilerdir. Bu işlemler cildin derin tabakalarını ısıtır ve kolajen remodelling’i tetikler. İşlem sonrası cildin soğutulması, nemlendirile ve sakinleştirilmesi gerekir. O2toDerm, işlemden 1-3 gün sonra uygulandığında bu ihtiyaçları karşılar. Ayrıca cildin iyileşme sürecini destekler ve sıkılaştırma sonuçlarını optimize eder.

Botoks ve Dolgu İşlemleri ile

Botulinum toksin (Botoks) ve hyalüronik asit dolgular gibi enjeksiyon bazlı uygulamalar, O2toDerm ile aynı seansta güvenle yapılabilir. Genellikle önce O2toDerm uygulanır, cildin bakımı ve temizliği tamamlanır, ardından enjeksiyonlar yapılır. Bu sıralama, temiz bir cilde enjeksiyon yapılmasını sağlar. Alternatif olarak önce enjeksiyonlar, ardından O2toDerm da yapılabilir. O2toDerm, enjeksiyonların yerleşimini etkilemez ve cilde ek bakım sağlar. Post-enjeksiyon şişlik veya morarma varsa, O2toDerm bunları minimizelemeyebilir, bu nedenle genellikle O2toDerm önce tercih edilir.

LED Maske veya Fototerapi Cihazları ile

O2toDerm zaten LED terapisi içerir, ancak özel LED maske seansları ile de kombine edilebilir. Daha uzun LED maruziyeti için ayrı seanslar planlanabilir.

Her kombinasyon, hastanın özel ihtiyaçlarına, cilt durumuna ve hedeflerine göre planlanmalıdır. Bazı kombinasyonlar için özel zamanlama gereklidir, bazıları ise aynı seansta uygulanabilir.

O2toDerm ile ilgili Sık Sorulan Sorular

O2toDerm ağrılı mıdır?

Hayır, O2toDerm tamamen ağrısız ve konforlu bir uygulamadır. İşlem sırasında yüzünüzde hafif bir serin his, nazik bir oksijen akışı ve rahatlatıcı bir his hissedilir. İğne, lazer veya herhangi bir invaziv müdahale yoktur. Çoğu hasta işlem sırasında o kadar rahatlar ki uyuklar. Bazı hastalar LED aşamasında gözlerinin hafif yorulduğunu belirtir, ancak gözler kapalı olduğu için bu minimal bir histir. Genel olarak O2toDerm, bir spa tedavisi kadar konforlu ve rahatlatıcıdır.

Bir seans ne kadar sürer?

Standart bir O2toDerm seansı 60-75 dakika sürer. Bu süre tüm aşamaları içerir: temizlik (10 dk), oksijen bombası (10 dk), anyon+oksijen terapisi (20 dk), serum infüzyonu (10 dk), maske (15 dk), LED terapi (15 dk) ve final bakım (5 dk). İlk seansta konsültasyon ve cilt analizi eklenirse toplam süre 90 dakikaya kadar çıkabilir. Express protokollerde (sadece oksijen ve LED) süre 30-40 dakikaya indirilebilir.

Ne sıklıkla yapılmalıdır?

Başlangıç fazında genellikle iki haftada bir seans önerilir. İlk 4-6 seans yoğun tedavi fazını oluşturur. Cilt problemi daha ciddiyse (şiddetli akne, derin kırışıklıklar) haftada bir seans önerilebilir. İlk kür tamamlandıktan sonra ayda bir idame seanslarına geçilir. Cildi optimal durumda tutmak için 4-6 haftada bir idame yeterlidir. Özel günler öncesi tekbooster” seansı yapılabilir. Bazı hastalar mevsimsel olarak (ilkbahar ve sonbahar) yoğunlaştırılmış kürler tercih eder.

Kaç seanstan sonra sonuç görülür?

İlk seans sonrasında bile anında etkiler fark edilir: cilt daha parlak, nemli, pürüzsüz ve dinlenmiş görünür. Ancak bu geçici etkilerdir. Kalıcı ve kümülatif sonuçlar için minimum 4-6 seans gereklidir. Her seans bir öncekinin üzerine inşa edilir. 4. seanstan sonra cildin genel kalitesinde, tekstüründe ve parlaklığında belirgin iyileşme görülür. 6-8 seans sonunda maksimum sonuçlar elde edilir: gözenekler küçülür, ton eşitlenir, kırışıklıklar yumuşar, cilt sıkılaşır. Yaşlanma karşıtı etkiler için uzun vadeli düzenli tedavi gerekir.

Sonuçlar ne kadar süre kalıcıdır?

O2toDerm sonuçları yarı kalıcıdır. Yaşlanma ve çevresel faktörler devam ettiği için, sonuçların korunması düzenli idame seansları gerektirir. Yoğun kür sonrası etkilerin 2-3 ay belirgin şekilde korunması beklenir. Ayda bir idame ile bu etki sürekli canlı tutulabilir. İyi bir ev bakım rutini (temizlik, nemlendirme, güneş koruyucusu, antioksidanlar) sonuçların daha uzun süre korunmasına yardımcı olur. Sağlıklı yaşam tarzı (dengeli beslenme, yeterli su, uyku, egzersiz, sigara içmeme) de sonuçları destekler.

İşlem sonrası sosyal hayata ne zaman dönebilirim?

Hemen! O2toDerm’in en büyük avantajlarından biri sıfır downtime olmasıdır. İşlem sonrası ciltte kızarıklık, şişlik, soyulma veya morarma olmaz. Derhal normal aktivitelere dönebilir, makyaj yapabilir, işe gidebilir, sosyalleşebilirsiniz. Bu özellik yoğun iş hayatı olan kişiler için idealdir. Öğle arası uygulanıp hemen işe dönülebilir. Hatta birçok kişi önemli bir etkinlikten hemen önce (düğün sabahı, toplantı öncesi) yaptırır çünkü cilt anında ışıldar.

İşlem sonrası nelere dikkat etmeliyim?

İşlem sonrası ilk 24 saat bazı basit önerilere dikkat edilmesi faydalıdır: Yoğun egzersiz, sauna, hamam, çok sıcak duştan kaçının (hafif terleme sorun değil ama aşırı terleme oksijen emilimini azaltabilir). İlk 2-3 saat makyaj yapmamaya çalışın (cildin serumları emme sürecine müdahale etmemek için, ancak mecburiyetse hafif mineral makyaj yapılabilir). Güneş koruyucusu (SPF 30-50) mutlaka kullanın ve uzun süre güneşe maruz kalmayın. İlk 48 saat alkol bazlı ürünler, parfümlü kozmetikler ve retinoid kullanımından kaçının. Bol su için (günde 2-3 litre), bu cildin hidrasyonunu destekler. Yüzünüzü ovmayın, sert havluyla kurulamayın. Doktorunuzun önerdiği bakım ürünlerini düzenli kullanın.

Yaz aylarında yapılabilir mi?

Evet, O2toDerm yaz aylarında güvenle yapılabilir. Lazer veya derin peelingler gibi fotosensitivite yaratan işlemlerden farklıdır. Güneşe karşı hassasiyet yaratmaz. Ancak her zaman yüksek SPF’li geniş spektrumlu güneş koruyucu kullanımı kritiktir (her 2 saatte bir yenilenmeli). Plaj veya havuzda uzun süre güneşte kalmayın, şapka ve koruyucu giysiler tercih edin. Yoğun güneşlenme sonrası en az 2-3 gün bekleyip tedavi yaptırın. Tatil öncesi O2toDerm yaptırarak, tatil boyunca cildinizin daha güzel görünmesini sağlayabilirsiniz.

Hamileyken veya emzirirken yapılabilir mi?

Hayır. Güvenlik prensibi gereği gebelik ve emzirme döneminde O2toDerm önerilmez. Kullanılan serum içeriklerinin ve yoğun oksijen maruziyetinin fetus veya bebek üzerindeki etkileri yeterince araştırılmamıştır. Doğum sonrası emzirmeyi bıraktıktan sonra güvenle başlanabilir. Hamilelik planınız varsa, gebe olmadan önce tedavi yaptırabilirsiniz. Hamile olduğunuzda tedaviye ara verilir, doğum ve emzirme sonrası devam edilir.

Erkekler de yaptırabilir mi?

Kesinlikle! O2toDerm kadın ve erkek herkes için uygundur. Erkeklerde cilt bakımına ilgi son yıllarda büyük artış göstermiştir. Erkek ciltinin özellikleri (daha kalın, daha yağlı, büyük gözenekli, tıraş nedeniyle hassas) göz önüne alınarak protokoller özelleştirilir. Tıraş sonrası tahrişler, sivilce izleri, yağlı cilt, gözenek problemleri, güneş hasarı ve erken yaşlanma belirtilerinde erkeklerde çok etkilidir. İşlem tamamen konforlu ve ağrısızdır.

Herhangi bir yan etkisi var mı?

O2toDerm son derece güvenli bir uygulamadır ve ciddi yan etkileri yoktur. Çok nadiren ve geçici olarak görülebilen minimal etkiler: İşlem sonrası birkaç saat hafif kızarıklık (çok nadir, genellikle çok hassas ciltlerde). Bazı kişilerde işlem sonrası hafif baş dönmesi (yoğun oksijen nedeniyle, birkaç dakika içinde geçer, derin nefes almaktan kaynaklanır). Kullanılan serumlara karşı alerji varsa alerjik reaksiyon (bu nedenle alerji hikayesi önceden sorgulanır). Enfeksiyon riski minimal (steril teknikle çalışılır). Herpes geçmişi olanlarda nadiren reaktivasyon (profilaktik antiviral ile önlenebilir).

Akne izlerime yardımcı olur mu?

Evet, O2toDerm akne izlerinin görünümünü iyileştirmeye yardımcı olabilir. Post-inflamatuar hiperpigmentasyon (koyu lekeler) için aydınlatıcı protokol etkilidir. Atrofik skarlar (çukurlar, kraterler) için O2toDerm tek başına yeterli olmayabilir; mikroneedling, fraksiyonel lazer, TCA CROSS gibi uygulamalarla kombine edilmesi gerekir. Cildin genel tekstürü iyileşir, ton eşitlenir, yeni akne oluşumu azalır. Gerçekçi beklentiler önemlidir; derin skarlar için çoklu tedavi modaliteleri gerekir.

Hassas cildim var, bana uygun mudur?

Evet, O2toDerm hassas ciltler için ideal bir uygulamadır. İnvaziv değildir, kimyasal peeling gibi tahriş edici değildir. Serum içerikleri hassasiyete göre özelleştirilir; parfüm, alkol ve güçlü asitler çıkarılır. Anti-inflamatuar ve sakinleştirici protokoller kullanılır. Oksijen ve anyonlar cildin doğal bariyer fonksiyonunu güçlendirir. Düzenli O2toDerm seansları ile hassas ciltlerin toleransı artabilir ve reaktivitesi azalabilir. Rosacea, egzama geçmişi varsa mutlaka bildirilmeli ve dikkatli yaklaşılmalıdır.

Gözeneklerim küçülür mü?

Evet, O2toDerm gözenek görünümünü azaltmaya yardımcı olur. Derin temizlik aşaması gözeneklerdeki sebum, kir ve toksinleri temizler; temiz gözenekler daha küçük görünür. Cildin sıkılaşması ve kolajen artışı gözenekleri daraltır. Sebum üretiminin dengelenmesi gözenek tıkanmasını önler. Anyonların negatif yükü, gözeneklerdeki pozitif yüklü toksinleri çeker ve temizler. Düzenli seanslarla gözenek boyutunda kalıcı iyileşme gözlenebilir. Ancak genetik olarak çok büyük gözeneklerin tamamen kaybolması mümkün değildir; görünümlerinde belirgin azalma hedeflenir.

Bize Ulaşın

Dr. Osman Şenel Sorularınızı Yanıtlıyor.

    Diğer Uygulamalarımız

    Cildiniz, nefes almak için oksijene ihtiyaç duyar. Şehir hayatının kirliliği, stres, yetersiz uyku v..

    Cildinizin ihtiyaç duyduğu bakımı, iğne kullanmadan ve hiçbir rahatsızlık hissetmeden alabilirsiniz...

    Visia Cilt Analizi; Cildimiz yaş almaya bağlı olarak alt katmanlarından itibaren pek çok deformasyon..

    Medikal Cilt Bakımı; Güzel yaş almanın olmazsa olmazlarından biri de düzenli yaptırılan cilt bakımla..

    Hydrafacial cilt bakımı; Cildimiz yaşayan bir dokudur ve güzel yaş alabilmek için düzenli yaptırılan..

    Coolifting; Yaş almaya bağlı olarak ciltte kollajen azalımı, mevsimsel geçişler, maruz kaldığımız şe..